Rinaldo and Armida 1629 Ressam Anthony van Dyck

rinaldo_and_armida van dyck

 

 

Rinaldo ve Armida 1629 Ressam Anthony van Dyck

Resim, İtalyan şair Torquato Tasso’nun 1582 yılında yazdığı “Jerusalem Delivered” adlı şiirindeki Rinaldo ve Armida’nın hikayesinden esinlenerek yapılmış.

1.Haçlı Seferi’ni konu alan hikaye Kudüs’ın haçlılar tarafından ele geçirilmesini anlatırken, Haçlı ordularının komutanı Godfrey de Bouillon’nun subaylarından Rinaldo ve ona aşık olan büyücü Armida’nın hikayesine de yer verir.

Godfrey’in en başarılı kumandanlarından olan Rinaldo’yu saf dışı bırakmak isteyen Kudüs kralı Argante  büyücü olan Şam Kraliçesi Armida’dan yardım ister, Rinaldo etkisiz kalırsa Godfrey çok büyük bir güç kaybedecektir. Ancak Armida, Rinaldo’yu görünce aşık olur ve onu büyüler. Rinaldo’yu  “Zevkler Bahçesi” olarak adlandırılan sarayında hapseder. Büyünün etkisi altında olan Rinaldo’yu kurtarmak için Godfrey ve kardeşi Eustazio bir keşişten yardım ister. Keşiş onlara elmas bir ayna verir. Rinaldo o aynaya bakarsa büyü bozulacaktır. Maceralarla dolu hikayenin sonunda Rinaldo’yu kurtarırlar Hikayenin sonu ile ilgili bir çok versiyon vardır. Armida’nın Hristiyanlığı kabul edip Rinaldo ile birlikte olduğu ya da Rİnaldo’nun Godfrey’in kızı ile evlendiği gibi.

Hikayeden etkilenen Handel’de   1711 yılında Rinaldo operasını yazar.

Bu hikayeyi sadece van Dyck değil bir çok ressamın ilgisini çekmiştir. Carl Ferdinand Sohn’un 1828 yılında yaptığı Rinaldo ve Armida

 

20160221_162005

 

 

François Boucher’in 1734 tarihinde yaptığı Rinaldo ve Armida

 

Boucher_renaud_et_armide_louvre

 

ve Nicolas Poussin’in 1629 yılında yaptığı resim

 

800px-Rinaldo_and_armida_1629  Nicolas Poussin

 

Serkan Hızlı

Barge Trip on the Elbe near Dresden 1827 Ressam Carl Gustav Carus

1024px-Carl_Gustav_Carus_-_Barge_Trip_on_the_Elbe_near_Dresden_(Morning_on_the_Elbe)_-_Google_Art_Project

 

Barge Trip on the Elbe near Dresden 1827 Ressam Carl Gustav Carus , “Morning on the Elbe” olarak da bilinir.

Hem izleyici hem konuk olduğumuz resimlerden biridir. Elbe Nehri üzerinde bir tekne gezintisi resimde tekneyi kullanan ve bir kadın figürü açık alana doğru bakıyor.Kadının hemen karşısındaki şapka ve kıyafetten teknede bir kişi daha olduğunu anlıyoruz o kişi resmi yapan, izleyici-biziz.  Resme bakan kişi hem izleyici hem de resmin içindedir.

Bu kompozisyon aslında ressamın arkadaşı ve birlikte çalıştığı çağdaşı Caspar David Friedrich’in bir kompozisyonu

1819 tarihli On the Sailing Boat eserinde olduğu gibi  On the Sailing Boat 

 

On_the_Sailing_Boat_ca_1819

 

Bu resmin neredeyse aynısını Carl Gustav Carus’da yapmıştır.

“Segelschiff” Yelkenli adlı eseri

 

Carl_Gustav_Carus_-_Segelschiff_(ca_1820)

 

Her üç resimde de resme bakan kişi aynı zamanda teknede-resmin içindedir.Bu resimler arasında en sevdiğim “Morning on the Elbe” adıyla da bilinen Barge Trip on the Elbe near Dresden’dir. Resimdeki guclu kontrast ile resim insan ve dış dünya ayrımı ile Hopper resimlerini de anımsatır.

Caspar David’in resimlerinde kullandığı ileriye bakan figürleri Carl Gustav Carus’da kullanır. Bu umutları,geleceği temsildir.

Resim Kunstpalast Düsseldorf’da sergileniyor.

Serkan Hızlı

Pygmalion and Galatea -1881 Ressam Jean-Leon Gerome

Ca9pJ9tWIAAd5Dv

 

Pygmalion and Galatea -1881 Ressam Jean-Leon Gerome

Fransız ressam Jean-Leon Gerome kendi döneminin en önemli ressamları arasında yer alır (1824-1904) genellikle tarihi ve mitolojik temaları konu almasıyla bilinir.

Bu resim Yunan mitolojisinden Pygmalion ve Galatea’nin hikayesidir. Pygmalion adlı bir heykeltıraş bazı kaynaklara göre fildişinden bir kadın heykeli yapar. Heykel o kadar etkileyici olur ki kendi yaptığı heykele aşık olur. Artık onun yanından ayrılmaz olur ona Galatea ismini verir. Heykeltıraşın umutsuz haline acıyan Aphrodite heykeli canlandırır.

Pygmalion çok şaşırır sonra seviçten canlanan heykele sarılır ve onu öper. Gerome bu sahneyi canlandırmış.  Resimde dikkat ederseniz heykel canlanmaya baslamış ayak bolumu hala fildişi heykel durumunda.

Gerome bu resmin üç versiyonunu yapmıştır. Bir digeri

 

Ca9rmFSWEAAFYjV

Ancak Gerome dışında bu hikaye bir çok ressamı etkilemiş ve konuyla ilgili resimler yapmışlardır. Örneğin  Franz von Stuck – 1926 tarihli Pygmalion ve Galatea’sı

 

Ca9sIedWwAAFKTW

 

Ressam Ernest Normand ‘ın 1886 yılında yaptığı Pygmalion ve Galatea

 

Ca9tB9xW8AA0CtC

 

hatta Goya bile ..

 

Ca9srsLW0AA4YL2

 

Serkan Hızlı

“Nolde in Hamburg” Sergisi ..Kuntshalle Hamburg

untitled

 

1910 tarihli “Tugboat on the Elbe” ,Ressam Emil Nolde

Bu resim ile başlamak istedim anlatmaya sergiyi, sergiden en etkilendiğim resim buydu.

Alman-Danimarkalı dışavurumcu ressam Nolde’nin Hamburg’da olduğu (özellikle 1910) dönemde yaptığı yüzlerce resimlik bir sergi, serginin özellikle bir bölümünü yazacağım Gemiler ile ilgili olan bölüm

Hans Emil Nolde, .Almanya- Danimarka sınırında Tondern’e yakın bir yerde doğmuş zaten Hamburg çok uzak olmadığı için sık sık buraya yolculuk yapmış. Onu büyüleyen şeylerin başında liman geliyor. O dönem Hamburg’a baharat ve kahve taşıyan kargo gemileri, yolcu taşıyan gemiler Nolde’yi büyülemiş. 1910 yılında Hamburg’da yaptığı eserlerden oluşan serginin büyük bir bölümü liman, gemiler, çıkardıkları duman gibi Nolde’yi büyüleyen şeylerin tuvale yansıması

 

untitled

Sergideki resimlerden bazıları şöyle :

 

Ship in the Docks serisi :

untitled

 

untitled

 

Ship in the Dock” 910 ..gerçekten müthiş

 

untitled

 

yine 1910  “Sailing Boat in the Wind”

 

untitled

 

Serkan Hızlı

 

Gray Tree 1912 Gri Agaç Ressam Pieter Cornelis (Piet) Mondriaan

tumblr_m4vat3q47o1rr4yh8o1_1280

 

İlk olarak şunu belirtiyim ki Mondriaan, 1911 yılında Hollanda’dan Paris-Fransa’ya taşındığında ismindeki ikinci “a” harfini atar ve Mondrian olarak kullanır. Bunu Hollandayı terketmesinin bir belirtisi olarak kullandığı söylenir.

Gray Tree onun 1908 yılında başlayan ağaç temalı resimlerinin değişime uğramış halidir. 1908 yılında yaptığı “Red Tree”

 

Piet_Mondrian,_1908-10,_Evening;_Red_Tree_(Avond;_De_rode_boom),_oil_on_canvas,_70_x_99_cm,_Gemeentemuseum_Den_Haag

 

 

Gri Ağaç resminde artık ağaç formu daha belirsiz hale gelir. Bu Mondrian’ın etkilendiği kubizm’in etkilerinin başlangıcı olarak algılanmış. Ağaç formu artık doğadaki ağaçtan biraz daha farklıdır. Artık Mondrian  kendine has beyaz zemin üzerinde enine ve boyuna çizgilerden oluşan bir akım yaratmıştır.

Mondrian’ı etkileyen sadece kubizm değildir ruhani konular ile ilgilenmiş özellikle Hint mistisizminden etkilenerek çıkan Tanrı ve Bilgi sözcüklerini birleştirerek üretilen Teozofi’ye ilgi duymuştur. 1908 yılında Helena Petrovna Blavatsky tarafından kurulmuş olan batı teozofi anlayışındaki  doğa hakkındaki bilgileri gözlem dışında daha farklı yollardan bulma çalışması Mondrian’ın eserlerinde görülmeye başlar Gri Agaç bu şekilde ortaya çıkmış bir resimdir.

Serkan Hızlı

İlk İzlenimciler Sergisi 1874

15 Nisan 1874 Paris’te 15 Mayıs’a kadar sürecek olan bir sergi açılır. Kendilerini Anonim ya da “Bağımsız” Ressamlar olarak niteleyen sanatçıların açtığı sergide 165 çalışma sergilenir.

 

CZKBi0oXEAA3w0P

 

Sergiye katılan ressamlar arasında C. Monet, Degas, Renoir, Pissaro, Boudin, Cezanne, Berthe Morrisot , Sisley vardır. Sergi ‘boulevard des Capucines 35 ‘de fotoğraf sanatçısı Nadar’ın ‘Boulevard des Capucines 35″ adresindeki stüdyosunda gerçekleşir.

 

CZKDdXyWYAAmwOq

 

Sergi sonraları ilk izlenimciler sergisi olarak anılacaktır. Aslında bu ismi ilk olarak gazeteci ve ressam Louis Leroy sergi hakkındaki yazısında  “İzlenimciler Sergisi”başlığını kullanmasıdır. Leroy’un böyle yazmasının sebebi Monet’in sergideki ilgi gören resmi 1872 tarihli  – İzlenim: Gün Doğumu   sebebiyledir.

 

CZKEqFRWwAAIn9-

 

Sergideki en ilgi çekici eserlerden biri olan bu resim sislerin arasından doğan güneşin limanı aydınlattığı bir sahnenin tam gorunumu değil ışığın baz alınarak goruntunun yansımasını temel alır. İzlenimciliğe adını veren resim olarak anılır.

Sergiye ait katalog listesinden bir kaç sayfa :

 

CZKK_wNUMAAhdmb

 

Sergideki eserlerden örneklere  bakacak olursak . Paul Cezanne – Una moderna Olympia 1873

 

CZKLmglUsAAAAul

 

Ressam Edgar Degas, “The Dance Examination (Esame di danza)”, 1874

 

CZKMgrRUMAAnw12

 

Sunset in Ivry -1872 Ressam GUILLAUMIN

 

CZKNFiZUAAAvgTF

 

Sergiye sonradan karar verip katılan Ressam Berthe Morisot – La Culla

CZKNwjVUMAAeLni

Bugun Orsay’de sergilenen Renoir’in ünlü Loca’sı

CZKOR3VUsAE802G

Serkan Hızlı

 

 

The Salon des Refuses – Reddedilenler Salonu …1863

The Salon des Refuses – Reddedilenler Salonu …1863

 

CZBlHMiWEAE9Zs2

 

Reddedilenler Salonu’ndan bir resim Symphony in White No: 1 The White Girl ..Joanna Hiffernan’in Portresi Ressam James McNeill Whistler 1863

1863 yilinda Fransız Akademi Jürisinin seçtiği resimlerden açılan Salona seçilmeyen sanatçılar jüriyi protesto eder. Sanatçılar seslerini sonunda III. Napoleon’a duyurur. İmparator “Şikayetlerin haklı olup olmadığına halk karar versin” der ve sanatçıların eserlerini başka bir salonda sergilemesine izin verir “Reddedilenler Salonu” böyle ortaya cikar.

Salonda sergilenen resimlerden bir diğeri Kırda Piknik Ressam E. Manet 1862

 

CZBph5qUoAAkIBj

 

Bu resmi daha önce anlatmıştım  Kırda Piknik – Manet     Sergide olan bir  başka Manet resmi Mademoiselle V. İn the costume of an Espada

 

CZBqU6nUEAAM2-h

 

Emile Zola’nin yazdığına göre acildigi 15 Mayis’ta Reddedilenler Salonuna girmek isteyen izleyiciler birbirlerini ite kaka girebilmis salona . Reddedilenler Salonu’nun gördüğü ilgi Hitler’in açtığı Dejenere Sanat sergisini hatırlatır.

 

The White Girl resminde – Joanna “Jo” Hiffernan,  İrlandali model Whistler’in musesi olarak bilinir. Joanna aynı zamanda Gustave Courbet’nin de modelligini yapmıştır. La Belle Irlandaise 1865

 

CZBvsB2U0AAEW-K

Serkan Hızlı